30 Kasım 2011 Çarşamba

deli fatma'm

sabrım taşıyor deli fatma,dünyam yanıyor
yapma ne olur beni satma,sevgin boşuna
sabrım taşıyor deli fatma,dünyam yanıyor
yapma ne olur beni satma,zevkin boşuna
farkındamısın beni yormuş günler,sorma
yapma deli fatma,beni yorma zevkin boşuna
yapma...
ağrım geçmiyor deli fatma,küller kalacak
rüzgar savurur nasıl olsa,tohum olacak
farkındamısın cennete gideceksin
dinle deli fatma zevkin boşuna
yapma...


yapma deli fatma...

28 Kasım 2011 Pazartesi

kırılana dek..

güneşte yalnız kaldın mı? hiç.. suskun,susuz ve şapkasız ... akşam nasıl saplanır baş ağrısı ve mide bulantısı,işte öyle..


kimseye zararı dokunmayan küskünlüklerin oldu mu peki ? kimselere belli etmediğin kırgınlıkların ve yalnız bırakılmışlık duygusu? odanda yalnızlığını hissettin mi ? 


buz mavisi oldu mu ? yalnızlığın...


her gün yapraklar döküldü mü uyumadan önce?  ve dualarda yaşadın mı beni ?


bir tek sen varsın diye düşünme sakın bunlar ve sana yaptıklarım sadece bir anıma ait şeyler,yemek yemek gibi düşün ve iyiyim ben,senin anlamadığın şeyleri ben biliyorum,anlıyorum,mutluyum,yalnızlığın geçene kadar duygularımı ve beni sana esir etmemenin bayramı bu,bırak bir bira şişesinin dibinde kal...


çünkü kırılana dek bükmekten yaptığın hiç bişi yok , yavaşça izle kırıldığımı..

21 Kasım 2011 Pazartesi

af

bu ara herkesi bağışlıyorum içimden,


(kendimi bile)...


diyorum ki ; 


evet beni yalnız bırakmış olabilirsin,mühim değil,


sonra bir rahatlama hali,


ama yinede ellerim buz gibi,ısınmıyor hala,


ben istenmiyor olmakla ilgiliyim sanırım,


affetmelere rağmen bizim için temmuz yok artık,


sonbahar ve gecelerde yok galiba,


ben hepsini affettim , kadehlerimi bile,


senide affettim yalnızlığımda özgürsün artık,


gel işte bir gece,saçlarını özledim ben,


savur saçlarını suçlu benliğime,


bir gün ellerim ısınsın,affet yalnızlığımı,


kaybettikçe bekliyorum,


yalnızlığıma af..


af..

17 Kasım 2011 Perşembe

eksik

çal felek,günüm senin olsun nasıl olsa elde edememenin verdiği acıyla yaşamıyoruz mu? alıştık artık yoklukta varlığı aramaya..ve en çok odamızda üşümedik mi? şimdi aşk kaf dağının arkasında olsa gerek,çal felek günüm senin,geçir bildiğin gibi..

bezdiremedi hayat beni,umudunu yitirme nağraları kulaklarımı tahriş etti o derece yani,yarı iletken bir hayatım var artık acılar tam olmasa da dışıma yansır vaziyette ve kaybetmelere iletken bu beden,sana opak..

bir kalbim var,al koca kalbinin içine koy onu olmaz mı? tesadüflerle geldim sana,iste mucizemiz olalım birbirimizin...

yorulmuyorum düşünce tutmaktan,yalnızlığımada sarılmadım istediğim zamanlarda ve ben bu ara seni düşünüyorum deli gibi..
 
bir şekilde bu aşkı içimde halledemiyorum,
seninle başladım,elimden gelmiyor bitiremiyorum..

30 Ekim 2011 Pazar

dönme

çünkü sana dönmem.
senden sonrası olacağına inandım ve inandığım kişiyi sana tercih ettim. ne yalan söyleyeyim, bir daha olmaz derken aşık oldum. birlikte yapamadıklarımızı onunla yaptım. onun için ağladım, uykusuz kaldım, sevindim. hayatımda ondan başka kimse olmasını istemeyecek kadar onun oldum. bizim yeni şarkılarımız, sokaklarımız, köşe başlarımız, gecelerimiz ve başlangıçlarımız oldu. bunların olabileceğini senin sayende gördüm.

sadece zamanı doldurmak için, belki de sıkılmış canımı senin yanında geçiştirmek için hal böyle olunca da yeniden seni bitirmek için sana dönmem. sende o ilk heyecanımı yeniden yaşayamadığım için, her zaman kafamda bir gitme fikri olduğu için dönemem.
sensizliği daha çok sevdiğim için, seni güzel anılarımda yaşatmak istediğim için, asla ölmeni istemediğim için sana dönemem.

sana dönemem çünkü senin için hiç savaş vermedim. her şey zaten bitmek için başlamıştı. o kadar kusursuzdu ki ne başlarken ne de bitirirken zorlandık.

ve sen de beni anlamadın ve benim için savaş vermedin.
sen giderken ben ''kal'' demeyi çok gördüm, sen de bunu vakit bırakmadan kabullendin.
benim sensiz sonralarımın olmasına sen izin verdin. kendinle savaş verirken benim sana ne kadar uzak kaldığımı göremedin bile. anlatmak istediklerini yanlış sularda yüzdürüp boğulmalarını izledin. sana yaklaşmama, seni sevmeme, seni düşünmeme sen engel oldun.

ve sen de bana dönmeyeceksin, sana ilk seferki gibi inanmayacağım için. birlikteliğimizden şüphe duyacağın için.
birbirimizi eskisi gibi bilmeyeceğimiz için.
yenisi gibi bir duruma izin vermeyeceğiz çünkü gerçekleri algılayabiliyoruz. biliyoruz ki yaşamımızın bir parçasında birbirimizle yaşadığımız ilişkiden daha iyi bir ilişki yaşayacağız; birlikteyken yapamadıklarımızı onunla yapacağız. evet bunu yapacağız belki de yapıyoruz.

biz gerçekten geçmişte kaldık.
sen ve ben 'biz' olmayı haketmiyoruz.
ikimiz de biliyoruz ki; sen ve ben, kendimizi biraz fazla önemsediğimiz için birbirimize asla dönmeyeceğiz.

15 Ekim 2011 Cumartesi

bu ara.

gerçekten ben miyim? çocukken hiç birşeyi tınlamayan adam nerde şimdi sorduruyorsun bana,neden mi? en pahalı ve güzel oyuncağı bile kırılınca kafasına takmayan ben artık bir çok şeyi (seni) kafama takar oldum,düşündürüyorsun. 

acabalarla,niyelerle,nerdelerle,ne yapıyorlarla arkadaş ettin beni,tek kişi değilim artık..düşünceler içinde yalnız bıraktın beni,oda soğuk,kalorifer yanmadı hala,fotonu açtığımda ısınmakla başlayan anlık duygum karşısında hemen sonra buz kesiliyorum...sen neden bütün iklimleri benim zayıf vucudumda deniyorsun ki anlamadım,geçen gün yağmur bulutu oldun ıslattın beni,geçen yandım,üstümü çıkarttırdın,bu ara üşütüyorsun,mevsim ve iklim ayarlarımla oynama artık...


sokaklarda sana benzer insanları görmekten sıkıldım, çok sana benzeyen insan var,bir nevi mutlu oluyorum ama sonrası kötü oluyor,üşüyorum yine..
üşüsemde,gri olsada gökyüzü,sesim kısılsada bu aralar,iyiyim ben..
iyi olmamı isterdin..

10 Ekim 2011 Pazartesi

hiç gelme gideceksen..

ben burdayım,aynı,hiç bir şey değişmeden,hiç bir sözümü unutmadan,hedeflerinin peşinde olan adamım,bazen bir içki kadehinde,bazen şarkılarda seni arayan değil,seni yaşayan adamım,aynıyım..iyiyim anlayacağın..

çok şey yazdım sana,söyledim,ama hiç birini görmedin belki,ama yazdım,hepsi gözlerimde saklı unutma..bu ara suskunum,sadece kendimleyim,düşünüyorum..

zaman çok hızlı geçiyor,ve bazı şeyleri böyle erteledikçe,eğer ki yaşanma ihtimali varsa,yoruluyorum bunuda söyliyeyim,zaman bittiğinde,elimde kocaman bir sıfırla yeni kuracağım hayatta olmayacağına emin değilim,eğer olursan zaman öldüğünde hayatımda ve biz bişiler yaşamadan,işte o zaman bana acı çektirmiş olursun,kelebek kadar olan zamanımızı ve ömrümüzü birbirimizle yaşamadan da benim olma..

bütün sözleri söyledim ben,üstüne bütün şarkıları dinledim,yazılarımı yazıyorum sen okumasanda,göremesende,susarak anlattıklarımda ara beni bu ara,


gripinin de dediği gibi,hiç gelme gideceksen..