27 Aralık 2011 Salı

yalnızlıklar.

tek oyun vardı şehirde ve oynardık kendi kentimizde,derin tutkulardan uzak olmak istedik ve hayat buydu bizim için,yasal uyarılar ve sınavlar içinde geçen yıllar sonrasında yine seni düşünüyorum,bunca yıl oturupta her yerini bilmediğim sokaklarda seni aradığımı unutma,artmadım da azalıyorum sanki ve uzaktaki tüm özlediğim dostlarıma bir bomba,artmadık ta eksildik biz bu ara...

cafelerde ,liselerde ,sokaklarda avunuyorduk aşklarla,ve sende herkes gibi yemin ediyorsun onlar gibi olmamaya,solmamaya,kaptan gitti,hava bozdu ve tayfa şaşkın dı bizde unuttun bunu...

en iyi dostlarımız ölülerdi bizim aslında,insanlar anlamazdı çünkü sözlerden,üzme kendini sen bizbize böylece yaşar gideriz...

artık biz ne oyuz,ne şuyuz,artık biz buyuz...böyleyiz,iki uzak şehir ve yavaş bir zamanın ızdırabı lotus çiçeğim,ben tarafımda zaman çok hızlı geçerken sen tarafında zaman duruyor lotusu'm boğuluyorum ben hala...

önümüz marmara ve rüzgarlı kasaba olacakken sen sol şeritten çok hızlı gittin...unuttun beni ,unut bakalım canın sağolsun...yorgun eve dönünce akşamları ana haber yeter dedin sana,bende öyle yapıyorum bu ara...

yokluğun gecelerin,şarkıların,yazıların ve yalnızlıkların alyansı oldu,biliyorsun tüm mutluluğum sana bağlıydı ve istikametim sendin,bir lotus adımını bana çok gördün ya tekrar dan canın sağolsun lotusum,yalnızlıklar sana bağlıydı ya artık yoğun bakım ünitelerine de bağlı...

hala uykulu hala sakinim bak hala ölmedim...

13 Aralık 2011 Salı

bir tek sen gelmedin.

yol aldık beraber rüzgarla
bir tek benim adım kaldı
güzel bir gün bekledim,bugün için
onuda bana sen çok gördün
geriye döndüm olduğum yerde
sular bile döndü geriye (mecazen)
mutlu olduğum günler de oldu 
o zaman yanımda sen vardın


bir tek sen gelmedin yanıma,neden
yoksa beni hiç mi sevmedin


affetmesen de fark etmez
ben çoktan affettim seni
benimki bir beklenti değil
gökyüzü mavidir değişmez


bir tek sen gelmedin yanıma,neden
yoksa beni hiç mi sevmedin..





30 Kasım 2011 Çarşamba

deli fatma'm

sabrım taşıyor deli fatma,dünyam yanıyor
yapma ne olur beni satma,sevgin boşuna
sabrım taşıyor deli fatma,dünyam yanıyor
yapma ne olur beni satma,zevkin boşuna
farkındamısın beni yormuş günler,sorma
yapma deli fatma,beni yorma zevkin boşuna
yapma...
ağrım geçmiyor deli fatma,küller kalacak
rüzgar savurur nasıl olsa,tohum olacak
farkındamısın cennete gideceksin
dinle deli fatma zevkin boşuna
yapma...


yapma deli fatma...

28 Kasım 2011 Pazartesi

kırılana dek..

güneşte yalnız kaldın mı? hiç.. suskun,susuz ve şapkasız ... akşam nasıl saplanır baş ağrısı ve mide bulantısı,işte öyle..


kimseye zararı dokunmayan küskünlüklerin oldu mu peki ? kimselere belli etmediğin kırgınlıkların ve yalnız bırakılmışlık duygusu? odanda yalnızlığını hissettin mi ? 


buz mavisi oldu mu ? yalnızlığın...


her gün yapraklar döküldü mü uyumadan önce?  ve dualarda yaşadın mı beni ?


bir tek sen varsın diye düşünme sakın bunlar ve sana yaptıklarım sadece bir anıma ait şeyler,yemek yemek gibi düşün ve iyiyim ben,senin anlamadığın şeyleri ben biliyorum,anlıyorum,mutluyum,yalnızlığın geçene kadar duygularımı ve beni sana esir etmemenin bayramı bu,bırak bir bira şişesinin dibinde kal...


çünkü kırılana dek bükmekten yaptığın hiç bişi yok , yavaşça izle kırıldığımı..

21 Kasım 2011 Pazartesi

af

bu ara herkesi bağışlıyorum içimden,


(kendimi bile)...


diyorum ki ; 


evet beni yalnız bırakmış olabilirsin,mühim değil,


sonra bir rahatlama hali,


ama yinede ellerim buz gibi,ısınmıyor hala,


ben istenmiyor olmakla ilgiliyim sanırım,


affetmelere rağmen bizim için temmuz yok artık,


sonbahar ve gecelerde yok galiba,


ben hepsini affettim , kadehlerimi bile,


senide affettim yalnızlığımda özgürsün artık,


gel işte bir gece,saçlarını özledim ben,


savur saçlarını suçlu benliğime,


bir gün ellerim ısınsın,affet yalnızlığımı,


kaybettikçe bekliyorum,


yalnızlığıma af..


af..

17 Kasım 2011 Perşembe

eksik

çal felek,günüm senin olsun nasıl olsa elde edememenin verdiği acıyla yaşamıyoruz mu? alıştık artık yoklukta varlığı aramaya..ve en çok odamızda üşümedik mi? şimdi aşk kaf dağının arkasında olsa gerek,çal felek günüm senin,geçir bildiğin gibi..

bezdiremedi hayat beni,umudunu yitirme nağraları kulaklarımı tahriş etti o derece yani,yarı iletken bir hayatım var artık acılar tam olmasa da dışıma yansır vaziyette ve kaybetmelere iletken bu beden,sana opak..

bir kalbim var,al koca kalbinin içine koy onu olmaz mı? tesadüflerle geldim sana,iste mucizemiz olalım birbirimizin...

yorulmuyorum düşünce tutmaktan,yalnızlığımada sarılmadım istediğim zamanlarda ve ben bu ara seni düşünüyorum deli gibi..
 
bir şekilde bu aşkı içimde halledemiyorum,
seninle başladım,elimden gelmiyor bitiremiyorum..

30 Ekim 2011 Pazar

dönme

çünkü sana dönmem.
senden sonrası olacağına inandım ve inandığım kişiyi sana tercih ettim. ne yalan söyleyeyim, bir daha olmaz derken aşık oldum. birlikte yapamadıklarımızı onunla yaptım. onun için ağladım, uykusuz kaldım, sevindim. hayatımda ondan başka kimse olmasını istemeyecek kadar onun oldum. bizim yeni şarkılarımız, sokaklarımız, köşe başlarımız, gecelerimiz ve başlangıçlarımız oldu. bunların olabileceğini senin sayende gördüm.

sadece zamanı doldurmak için, belki de sıkılmış canımı senin yanında geçiştirmek için hal böyle olunca da yeniden seni bitirmek için sana dönmem. sende o ilk heyecanımı yeniden yaşayamadığım için, her zaman kafamda bir gitme fikri olduğu için dönemem.
sensizliği daha çok sevdiğim için, seni güzel anılarımda yaşatmak istediğim için, asla ölmeni istemediğim için sana dönemem.

sana dönemem çünkü senin için hiç savaş vermedim. her şey zaten bitmek için başlamıştı. o kadar kusursuzdu ki ne başlarken ne de bitirirken zorlandık.

ve sen de beni anlamadın ve benim için savaş vermedin.
sen giderken ben ''kal'' demeyi çok gördüm, sen de bunu vakit bırakmadan kabullendin.
benim sensiz sonralarımın olmasına sen izin verdin. kendinle savaş verirken benim sana ne kadar uzak kaldığımı göremedin bile. anlatmak istediklerini yanlış sularda yüzdürüp boğulmalarını izledin. sana yaklaşmama, seni sevmeme, seni düşünmeme sen engel oldun.

ve sen de bana dönmeyeceksin, sana ilk seferki gibi inanmayacağım için. birlikteliğimizden şüphe duyacağın için.
birbirimizi eskisi gibi bilmeyeceğimiz için.
yenisi gibi bir duruma izin vermeyeceğiz çünkü gerçekleri algılayabiliyoruz. biliyoruz ki yaşamımızın bir parçasında birbirimizle yaşadığımız ilişkiden daha iyi bir ilişki yaşayacağız; birlikteyken yapamadıklarımızı onunla yapacağız. evet bunu yapacağız belki de yapıyoruz.

biz gerçekten geçmişte kaldık.
sen ve ben 'biz' olmayı haketmiyoruz.
ikimiz de biliyoruz ki; sen ve ben, kendimizi biraz fazla önemsediğimiz için birbirimize asla dönmeyeceğiz.