Ben sonbaharın yakasında, hala gökkuşağının altında, sen bu paragrafların ardında, metrelerce uzağımda ama her harfimden sana yola çıktığımı unutma! Şu blogal dünyadan sana katlayamadığım mektuplar yazıyorum hala, yüreğimin tüm coğrafyasındasın hala, yudum yudum içtiğim tüm antların hatırına birbirimize kavuşacağımızı unutma…senin için yalnız bıraktım kendimi,bunuda söyliyim.
Bak bir umut taşıyorum hala cancağızımda. Aşk taşıyorum bu canda, can taşıyorum şu cihanda, ne olur umudumuzu anımsa.
4 yanım hasret kaldı sana,yatakta hangi cepheye kendimi versem,gözümü kaparttığımda kabartmalı bir fotoğraf nidasında seni görüyorum,
İnancın tepe noktasında sana kavuşacağımı düşünmek bazen yetmiyor desem de sende benim en uç noktam var ne mutlu sana… Umarım Lotus çiceğim birgün hep benimle olur gerçi böyle bile yanımda; ama yanıma ulaştığı günde gelir tamamen bana ait olur,bir daha bırakmamak adına,kovsada gitmemek adına,onu mutlu edip,üzmemek adına,bütün kırıklıklarını onarmak adına,hani anneni ve babanı düşünürsün,doyamazsın ya,gözlerin dolar ya onlarla günlerin azalıyor diye,işte senlede öyle olsun,hergünü son gün gibi yaşasam ve en sağlam kalen ben olsam senin,bir insanın 2 annesi olurmu? benim var desem...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder